Sergey Vardanyan'la söyleşi

<p>
	T&uuml;m hayatımı anlatırsam &ccedil;ok uzun s&uuml;rer. &Ouml;zet ge&ccedil;eceğim. 1952 yılında doğdum. 14 farklı yerde &ccedil;alıştım, onlardan da tek tek bahsetmeye gerek yok. Yedi yıldır &ldquo;Dzayn Hamşenakan&rsquo;ın&rdquo; (&ldquo;Hemşinliler&rsquo;in Sesi&rdquo; www.dzaynhamshenakan.org) edit&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yapmaktayım. 40 k&uuml;s&uuml;r yıldır Hemşinlilerle ilgili &ccedil;alışıyorum. Bu konuda yayınlanmış iki kitabım ve bir&ccedil;ok makalem var. Şimdi de Ermenistan Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Etnografi Enstit&uuml;s&uuml; Folklor B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nde &ccedil;alışıyorum</p>

Sayın Vardanyan bize kendinizden bahseder misiniz?

Tüm hayatımı anlatırsam çok uzun sürer. Özet geçeceğim. 1952 yılında doğdum. 14 farklı yerde çalıştım, onlardan da tek tek bahsetmeye gerek yok. Yedi yıldır “Dzayn Hamşenakan’ın”  (“Hemşinliler’in Sesi” www.dzaynhamshenakan.org) editörlüğünü yapmaktayım. 40 küsür yıldır Hemşinlilerle ilgili çalışıyorum. Bu konuda yayınlanmış iki kitabım ve birçok makalem var. Şimdi de Ermenistan Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Etnografi Enstitüsü Folklor Bölümü’nde çalışıyorum.

Hemşinlilerle ilgili çalışmalarınızı 40 yıldır sürdürdüğünüzü söylediniz. Hemşinlilerle ilgili araştırmalar yapmaya nasıl karar verdiniz?

1950’lerde babamın otomobiliyle Soçi’ye (Rusya’nın güneyindeki sahil şehri) tatile gidiyorduk. İlk o günlerde bizim gibi konuşmayan ama Ermeni olarak bilinen Hemşinlileri gördüm. Çok ilgimi çekmişti bu durum. 1969’daki tatilimizde de Soçi Hava Limanı’nın yakınındaki Ermeni köyü olarak bilinen Moldovka köyünü gördük. Burada yaşayan iki binden fazla Ermeni bir okul açmak için çaba harcıyorlardı. Bu Ermenilerin Soçi’ye neden ve nasıl geldiklerini araştırmaya koyuldum. Niçin farklı diyalektte konuştuklarını öğrenmeye çalıştım. Sovyet sansürü sebebiyle haklarında ciddi bir kaynak bulamıyordum. 1981’de gazeteciliğe başlayınca bu merakım işime dönüştü. Bir gazeteci olarak buraya yeniden gittim.Özellikle o köyü araştırdım ve üzerine yazı yazdım. Sonra Rusya’daki bu köye benzeyen başka köyleri dolaşmaya gittim. Krasnodar bölgesinde 200 - 300 köy vardı; hepsi Ermeni köyüydü ama dilleri başkaydı. Burada yaşayanların Hemşinli olduklarını öğrendim. Araştırma yapmaya başladım. Araştırmalarımı Ermenistan’da da sürdürdüm. Sonra Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan’a da araştırma yapmaya gittim. Abhazya, Rusya Krasnodar ve Soçi’ye gidip buradaki Ermenilerin hikâyelerini kaleme alıyordum. 1979 nüfus sayımına göre, Abhazya’da yaklaşık 74 bin ve Krasnodar’da 121 bin Ermeni yaşıyordu. Asıl nüfusun daha fazla olduğu da söyleniyordu. Bilimsel çalışmalar, bu insanların büyük bir kısmının ‘Hemşin diyalektiğini’ kullandığını kayıt altına almıştı. Ben uzun yıllar dolaştım o bölgeleri ve karşılaştığım Hemşinlilerin hikâyelerini Erivan’a taşıdım.

Krasnodara yolculuğuma ilişkin ilk makalemi 1982’de Garun dergisinde yayınlandı. Makalenin adı “Tanıdık ve tanımadık Hemşinliler”di. Aradan 30 yıl geçti ama o makale hala güncel. Çünkü Hemşinliler hala hem tanıdık hem tanımadık.

1978 yılında 220 bin tirajlı bir çocuk gazetesinde çalışırken, Sovyetler Birliği’nin türlü cumhuriyetlerindeki Ermeni okullarında okuyan öğrencilere büyük baba ve büyük annelerinin kendi diyalektlerinde anlatan halk hikayeleri, sohbetler, öyküler toplamalarını ve bana yollamalarını rica ettim. İçlerinden en iyilerini iki kitapta toplayıp yayınladım. Bu kitapları İngilizce ve Almanca da yayınlanmıştım. Bunlar arasında Abhazya ve Rusya’nın Krasnodor bölgesinde yaşayan Hemşin asıllı çocuklarının Hemşin diyalektleriyle hikayeleri de var.

1984 yılında Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan’daydım.  Kırgızistan’da bir Hemşinliyle tanıştım; Süleyman Karaibrahimov. O 1978 yılında Hopa’nın Çavuşlu köyünde akrabalarının yanındaymış. Onlardan ayrılmadan önce onun için kendi köylü akrabaları Hemşin ezgileriyle bir kaset doldurmuşlar. Ben rica ettim kaseti ve bana verdi. Ben de bu şarkıları birçok gazetede ve kitabımda yayınladım.

Hemşinliler, Ermenistan, Gürcistan, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Türkiye gibi birçok ülkede yaşıyor. Sizin bütün bu yerlerdeki Hemşinlilerle görüşme imkânınız oldu mu? Buralardaki Hemşinliler arasında belirgin farklılık ya da benzerlikler neler?

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Ermenistanda’ki, Abhazya’daki, Krosnador’daki Hemşinliler Hristiyanlar. Krosnador’daki Hemşinlilerin içinde müsliman olanlar da var. 2002 yılın  nüfus sayımına göre  onların sayısı 1019. Onlar Kırgızistan’dan ve Kazakistan’dan, Özbekistan’dan oraya gitmişler. Rastov’da ve Voronej’de de Müslüman Hemşinliler var ve onlarda aynı yerlerden gelmişler. Özbekistan’da da Hemşinliler var. 1944 yılında Stalin’in emriyle Acarya (Gürcistan) köylerinde yaşamakta olan 1385 Müslüman Hemşin’in Kazakistan ve Kırgızistan’a sürülmüş. Trabzon Sürmene ve Hemşin’den gelenler de var. 1984’te Kırgızistan Kızıl Kiya ve Oşi bölgelerindeki Müslüman Hemşinleri buldum. Ardından da Kazakistan, Özbekistan’dakileri. Orta Asya’da 3 bin kadar Müslüman Hemşin vardı. Halen Kırgızistanda 250 hane 1000 kişi Hemşinli var. Onların fotoğraflarını çekip, hikâye, öykü ve türkülerini kaydettim. Bunların bir kısmını 2009’da yayımlanan kitapta neşrettim. Daha binlerce arşiv var elimde…  İlk kez geçen sene (2010) Hopa’yı, Çamlıhemşin’i gezdim. Buralardaki Hemşinlilerle görüştüm. Bu yıl Khotorcur’a (Hoduçur) kadar gittim.

Buralardaki Hemşinlilerin dilleri arasında ne gibi farklar ya da benzerlikler gözlemlediniz?

Çok büyük farklılıklar var. Doğal olarak Rusya’da yaşamış Hemşinlilerin dillerinde Rusça sözcükler çok var. Türkiye’de yaşayan Hemşinlilerin dillerinde de Türkçe sözcükler çok var. Ama şöyle bir enterasan durum var: Türkiye’deki Hemşinlilerin dillerinde çokça eski Ermenice sözcükler var. Abhazya’daki ve Krosnadar’daki Hemşinliler Ermeni okullarına gidiyorlar, onların dili bugünki Ermenice’ye daha yakın. Yaklaşık 50-60 yıl önce Krasnodar’da 140 Ermeni okulu vardı. Abhazya’da da128 tane.

Dzayn Hamşenakan’ı kaç yıldır çıkarıyorsunuz?

Hemşinliler’in sesini nasıl dünyaya duyururuz diye düşünürken bu dergiyi çıkarmak aklıma geldi ve yedi yıldır yayınlıyorum. Tek başıma çıkarıyorum gazeteyi. Kendi evimde hazırlıyorum. Ve bu gazetede hem Hıristiyan hem Müslüman Hemşinlileri yazıyorum. “Dzayn Hamşenakan”  (“Hemşinliler’in Sesi”) ağırlıklı olarak Krasnodar ve Abhazya’daki Ermenilerin makalelerini, mektuplarını yayımlıyor. Özellikle de Krasnodar ve Abhazya’daki öğretmenlerin, öğrencilerin yaşamlarından kesitler sunuyorum. Çoğu acı hatıralar. Bununla birlikte Hemşin kültürüyle ilgili edebi kitaplara, etkinliklere ve yeni makalelere yer veriyoruz. Kısacası, gazete genel anlamda bilimsel eğilimli. Hıristiyan ve Müslüman Hemşinlerin tarihini, filolojisi, folkloru, dansları, müziği ve lehçesi ile ilgili yazılar yer alıyor gazetemizde.”

Bin adet basıyorum. Kim istiyorsa ona gönderiyorum. Rusya’a, ABD’e, Lübnan’a,  Abhazya’ya, Halep’e (Suriye), her yere ücretsiz gönderiyorum.

Ermenistan’daki akademide Hemşinlilerle ilgili araştırmalar ne durumda?

Ben çalışmalara başladığımda çok az bilgi vardı, Hemşinliler hakkında. Ama son 5-6 yıldır Hemşinlilere olan ilgi arttı ve herkes onlarla ilgili araştırmalar yapmak, bir şeyler öğrenmek istiyor. Sadece Ermenistan’da değil birçok ülkede Hemşinlilere ilgi duyulmaya başlandı. Bir yerde popüler olmaya başladı. Ama bu yanlış bana göre. Çünkü bilimde popülerliğe yer olmaz. Bugün moda diye Hemşinlilere ilgi olur yarında başka bir popüler konu bulur onla ilgilenirler. Bana göre gerçek bilim adamı bir alanda 10 yıl 20 yıl  araştırma yapmalı ki, yeni bir şeyler öğrenebilsin, söyleyebilsin.