Loş Vadinin Büyücüsü; Çhuta Karmate ( Küçük Değirmen )

<p>
	Meryem &Ouml;z&ccedil;ep<br />
	<br />
	Helimişi şiirleri toplumsal yaşamı tasvir etmesi yanında, &ccedil;&ouml;z&uuml;mleyici, tahlil edici ve yol g&ouml;stericidir. G&uuml;nl&uuml;k hayatın i&ccedil;inden s&uuml;z&uuml;lm&uuml;ş, sıradan insanların hayatlarından beslenmiştir. Helimişi şiirlerine konu olan insanların hayatlarıyla, sınıfı, emeği ve adaleti sorgulamıştır.</p>

Helimişi şiirleri toplumsal yaşamı tasvir etmesi yanında, çözümleyici, tahlil edici ve yol göstericidir. Günlük hayatın içinden süzülmüş, sıradan insanların hayatlarından beslenmiştir. Helimişi şiirlerine konu olan insanların hayatlarıyla, sınıfı, emeği ve adaleti sorgulamıştır.

Çhuta Karmate,  Helimişi’nin 1932 yılında Hopa’da yazdığı Lazca bir şiiridir. Küçük değirmen bir metafor olarak, öyle gün ağzı kapısına dayanan saçı kınalı yaşlı kadındır, ayakları çatlamış elleri nasırlı köylüdür, onu yapılandıran ustadır, işçidir, kimliğini kim olduğunu bilmeyen sürgündür. 

Köy hayatının adeta bir parçası olan değirmenler köylünün üretkenliğini yansıtır. Köylü için değirmen üretim sürecinin bir parçasıdır. Tarlaya tohum atmakla başlayan süreç, değirmende una dönüşür. Her köylünün ya da her çocuğun anısında değirmen vardır. Mesela değirmenler çoğunlukla kolay ulaşılabilir yerlere kondurulsa da, benim hikâyemde değirmen köyün epeyce uzağında olmasından dolayı ıssızlık hissiyle bezenir. Bu yüzden değirmen; ormanın içinde illegal çalışan bir makine gibidir benim için. Her şeyin parayla alınır satılır olduğu hayatımızda, hiçbir karşılık beklemeden mısırımızı una, ekmeğe dönüştüren kara şövalye gibidir.

Çoğunlukla evin bir büyüğüyle yola çıkılır, elde bir burçuli, ayakta kara lastikler, patika yollardan değirmenin olduğu dereye varılır.  Her bir yandan fışkıran orman gülü dallarının ve renk renk çiçeklerinin koynundan akan suyun sesi, tüm seslerin üstüne örtülürdü, ta ki değirmenin yanına varana kadar.  İki yakayı birbirine bağlayan tahta köprünün başına geldiğimizde geçmekle kalmak arasında sıkışan duygularımı bir adımla bozar, ayağımın altından akan suyun coşkusu eklenirdi kimliğime. Değirmene yaklaştıkça kulakları sağır edercesine duyulan sese bir süre sonra alışır, oluktan dökülen mısır tanelerini seyre koyulurdum. Öğütülmüş unu çuvala doldurur, yüzümüzde sıcak bir gülümseme ile dönüş yoluna koyulurduk. Bir köylü için bu kadar sıradan olan değirmen, Helimişi’nin şiirinde köylünün üretiminin, üretkenliğinin imgesi olduğu kadar, ürettiklerinin beye ağaya sunulmasını da anlatan bir imgedir. Helimişi bu imgeyi öyle güçlü kullanır ki okuyucuyu, hayatı, üretimi, paylaşımı sorgulamaya yönlendirir. 

Helimişi şiirine değirmen tasviriyle başlar; loş vadilerde kızılağaç oluğu ve lülesi ile nasıl durmaksızın döndüğünü söyler. Derenin suyu kızılağaç oluğundan akarak çarka vurmaya başlar. Suyun şiddetiyle dönmeye başlayan çark yukarı doğru kıvrılarak değirmen taşını döndürür. Yaşlı emektar küçük değirmenin hikâyesi, dönen çarkın hikâyesidir aslında.

Loş vadinin büyücüsüdür değirmen. Büyüsüne ortak olur dereden çağlayan su, suyun çevirdiği çark ve nar taneleri mısırların peşi sıra düştüğü kızılağaç lülesi. Büyüsü sofraya gelen ekmektir. Küçük değirmen besleyen, doyuran, sofraya ekmeği sunandır. Emektardır, karşılık beklemez, onu kimse yorgun argın görmez, o hiç yorulmaz. Peki, kendisi için mi çalışır? Neden ürettikçe yoksullaşır, yalnızlaşır? Ne kadar çok zenginlik üretir, üretimi ne kadar artarsa o kadar yoksul duruma gelir. Küçük değirmen işçidir, ürettikçe üretim değeri azalan ve emeğine yabancılaşan. Bu yüzden kendine dönmez kendi derdikleri.

 Helimişi, emektar yaşlı küçük değirmen diye seslenir. İroni yapar burada. Kudretinden sual etmez ama hakkını istemediği için küçük değirmendir. Helimişi küçük değirmeni emekçinin dostu sayar.  Bu yüzden kaderleri ortaktır, onlar çalışır, başkaları yer. Ama bu duruma sessiz kalmaz.

“El için böyle niçin dönersin

Kimin yapıtına kimce hünersin

Başkasına dolup dövüp dönersin”

Bu isyanını bir çağrıya dönüştürür,

 “Ben ayılırım sende bön olmayasın

Kendimize dönelim küçük değirmen”

diyerek küçük değirmenin kendini bulmasını, emeğine sahip çıkmasını ister. Küçük değirmenin ancak emeğine sahip çıkarak kendini bulacağını söyler.

“Yiyen başkaları emek veren biz

Bunlar yazgımızdır küçük değirmen”

Helimişi, küçük değirmenin ve köylünün kaderinin aynı olduğunu  söyleyerek değirmenle kendini özdeşleştirir. Küçük değirmenle kaderlerini de ortaklaştırırken, bu kaderi beraberce değiştirebileceklerini ima eder

Helimişi’nin şiirleri toplumsal bir bakış açısı ile yazılmıştır. “Bize düşmez bizim derdiklerimiz” diyerek emeğin nasıl metalaştığını anlatır. Yaşadığı dönemi, sistemi sorgulamasının yanında yarınlara beslediği umut çarpıcıdır. Helimişi tüm insanlık adına beslediği evrensel duygularını anadili olan Lazca ile yazmıştır. Günlük hayatın olağan akışındaki nesneleri, olayları çok güçlü bir imge olarak kullanmıştır. Bu yüzden de bugün hala şiirleri bizi derinden etkiler ve bizi sormaya, düşünmeye ve karşı çıkmaya çağırır.

ÇHUTHA KARMATHE   

Skhurepe oşenams sersi muşite                 

Mcveş emektari çhutha karmathe               

Txomuş ğurni do txomuş sphinate              

İkten udodginu çhutha karmathe                

 

Ne seri dodgitun ne-ti dğaleri                   

Nakho oputharis na-umkums mkveri        

Mitik var zhiroms ar doçhkhindineri             

Çkuni m3hkhupi skuris çhutha karmathe    

 

Hetepe skani medulyepe thes                   

Hetepe thes si na bina dogidves               

Skani khala nakho seri otanes                  

Medulyeş manebra çhutha karmathe        

 

Nakho içinobup kale khulani                      

KHuçxe çhkhvaderi, xe nasironi                 

Varna nakho kçini toma khinoni                 

Dotkvi hele ar çhutha karmathe                 

 

Hetepe khala re seri dğaleri                        

Si-ti mazaxmethe hetepe steri                       

Nakhos mani mani umkvi do mkveri             

Oşkvi oxorişa çhutha karmathe                     

 

Tkvi!... çkar gizhirun-i ağaş khulani              

Phaphu3hepete mağali kuroni                       

Na megodgitu heşo çhumani                          

Kokşuns-na dotkvi çhutha karmathe

 

Var kşuns, komiçkin m3udi gikhitxi                

Ma skani tarixi dido vikhitxi                              

Var viceri xolo sin-ti mogkhitxi                         

Dobstiibi do var tkvi çhutha karmathe            

 

Çku juris-ti derdi mtel ar miğunan                   

Noxenepe çkuni çkun var mançhenan           

Çkun viçalişamt çkavepek imxonan               

Hatepe momçhunan çhutha karmathe           

 

Çkva şeni haşo mundeşa ikter                        

Miş noxene mişi coxote ikter                           

Çkva şeni eipşer, çkvaşa moyçoder               

Si mutu var ganç’en, ç’ut’a karmat’e              .

Sin-ti var giçkin mu gcoxons mi re    

Helimişi Hasan             

KÜÇÜK DEĞİRMEN                         

Vadileri şenlendirir sesiyle

Yaşlıca emektar küçük değirmen

Kızılağaç oluğu ve lülesiyle

Döner durmaksızın küçük değirmen

 

Ne gece duruyor ne de gündüzün

Bilmem kaç köylüye öğüttüğü un

Kimse görmemiştir bir argın yorgun

Bizim loş vadide küçük değirmen

 

Nice tanışırsın kızlı, analı

Tabanları çatlak, nasır ayalı

Ya da nice nine, saçı kınalı

Deyiver hele bir küçük değirmen

 

Onlar senin işçilerin ve ustan

Onlar idi, seni yapılandıran

Nice gece boyu seninle duran

Emekçinin dostu küçük değirmen

 

Onlarlasın birce gündüz ve gece

Sen de hizmetçisin onlar gibice

Nicesine tez tez öğüttün nice

Yolladın evine küçük değirmen

 

Söyle! Hiç gördün mü, bey-ağa kızı

Tombullu topuklu ökçeyle bazı

Kapına dayanan öyle gün ağzı

Anımsıyorsan de, küçük değirmen

 

Anımsamazsın ya güyadır sorgum

Senin geçmişinden izleri sürdüm

İnanmadım yine, sana da sordum

Sustun ve demedin küçük değirmen

 

Biz ikimizin hep birdir derdimiz

Dönmez bize bizim derdiklerimiz

Yiyen başkaları emek veren biz

Bunlar yazgımızdır küçük değirmen

 

El için böylece nice dönersin

Kimin yapıtına kimce hünersin

Başkasına dolup dövüp dönersin

Sana bir şey düşmez küçük değirmen

Sen de bilmiyorsun adın ne, kimsin